Mobil wap chat sitemizden yararlanabilmek için lütfen Giriş yapınız ya da Kayıt olunuz.
Okunma: 28 kez
Konu: Aşk duası
Disikurt_Asena Rabbim Bir insan koy kalbime Ama o insan senin de sevdiğin olsun, Ve bana öyle bir insan sevdir ki ; O insanin kalbi Seni seven bir mabed olsun. Beni öyle bir insanla bulustur ki benden önce Onunla bulusmus olan sen olasin, Onunla el ele tutustugumuzda Ikimizin uzerinde Senin elin olsun, Bana öyle gözler göster ki; Ben o gözlerden sana bakayim Bana öyle bir sevgili ver ki; O gözler cennete acilan iki pencere olsun Onunla oyle bir yolda yürüyelim ki Kilavuzumuz sen olasin ey Rabbim. Oyle bir sevgili ver ki bana Ona sarildigimda kainat bize baksin Birbirine sarilsin, Sevgimiz kurtla kuzulari baristirsin Bize bakip seytan Adem'e secde etsin Günah sevap ugruna kendini feda etsin Olüler birer birer uyansin sevgimizle... ''Bize öyle bir sevgili ver ki Rabbim! Sevgimizde Muhammed sevilsin Oyle sevelimki birbirimizi Hz. Hatice göklerden seslensin Ve desin ki; "Bak ya Muhammed bak su sevgililere onlar bizde..bizde onlardayiz. Bak Askimiz birkez daha yasaniyor yer yüzünde.. Askimizi öyLe cok seviyor ki Yüce Rabbim , binlerce insana yasatiyor...'' ( Gıyabında yazılmış bir aşk duasıdır , Alıntıdır ... ) 13/12/15 - 22:02
Disikurt_Asena En büyük aşk allah aşkıdır allah aşkı - allaha ulaşmak - cennet - cehennem Nedir bu aşk? Var mı tarifini bilen...? Kula kulluk ettiren, kulu kula kırdıran, İnsanı Allah a ulaştıran ya da cehenneme attıran, nedir? İnanın çoğunuz bilmiyorsunuz..! Aşk; insanın suçu, günahı, zulmeti, Aşk; insanın hakimi, avukatı, koruyucusudur. Aşk; insanın hem haramı hem helali, Aşk; insanın kuvveti, sabrı, güvenidir. Belki dünyanın en güzel duyguları, Belki de en iğrenç hisleri... Her kafadan bir ses çıkıyor. Kimi kendini asmış, kimisi mutluluğa kavuşmuş, Kimi şiirler döktürmüş. Aşk sadece bir insana körükörüne bağlanmak mı? Onu seviyorum deyip bazen hayatını mahvetmek mi? Bu kadar basit olmamalı, peki o zaman nedir? Tam olarak nedir, iyi mi kötü mü..? Kim karar veriyor buna, Hiç düşündünüz mü? Aslında suçluları biz biliyoruz, Dünya ve insan, hemde haber bile vermeden. İçinde Allah aşkı olmayan, Peygamber sevgisi olmayan aşk neye yarar, kime fayda verir. Seveceksen Allah ı sev, Allah için sev. AŞK; Hz.İbrahim in ateşe atıldığı zaman ki teslimiyettir, Hz.Eyyub un hastalığa karşı sabrıdır, zaferidir, Hz.Davud un sesidir, eliyle demire şekil vermesidir, Hz.Salih in kayadan çıkan devesidir Hz.Musa nın kızıldenizi ikiye bölen asasıdır Hz.İsa nın kokusunu bile hissettiği Son Peygamber i müjdelemesidir Hz.Muhammed in doğardoğmaz "ümmetim ümmetim " demesidir Hz.Muhammed in Allah a olan teslimiyetidir Hz.Muhammed söylüyorsa doğrudur diyen Hz.Ebubekr in sadakatidir Hz.Ömer in adaleti bile hayran bırakan adilliğidir Hz.Osman ın şeytanı bile utandıran hayasıdır, edebidir Hz.Ali nin cesaretidir, ilmidir Hz.Hüseyin in haksızlığa karşı yürümesidir, şehadetidir Sahabenin ve Ehli Beyt in yaşayışıdır Hz.Yunus un cenneti istemeyip Allah a "Bana Seni gerek Seni" demesidir Hz.Mevlana nın nefesidir, sema sıdır, Gel demesidir Çöllere düşen Mecnun un gözlerinin dağlanmasıdır Bülbülün güle ötüşü, ölen sahibin başında bekleyen attır Ezan-ı Muhammed-i okununca felaha,kurtuluşa,namaza koşmaktır Kur'an-ı Kerim okununca anlamasan bile onu kalbinde hissetmektir Bir Allah Dostunun yüzüne bakıp Allah ı hatırlamaktır Gönülden gelen bir Kelime-i Şehadettir Allah ve Rasulunun adı anılınca göz yaşı dökmektir Allah a kul, Habibine layıkıyla ümmet olmaktır Yardıma muhtaç birisine yardım etmek, bir açı doyurmaktır İnsanlara iyiliği tavsiye etmek,kötülüklere karşı uyarmaktır Yoldaki bi taşı kenara koymaktır İnsanlara yardım etmek enazından güleryüzlü olmaktır Helal kazanıp helal yemektir Ailesi için çalışıp didinmek, alın teri dökmektir İSLAM ı doya doya yaşamaktır. Aşk; Sadece kuru bi sevgi yada sonu belli bir macera hevesi değildir, CANAN la bir CAN olmaktır, onu hergün daha fazla sevmektir, ALLAH için sevmektir. Aşk; sadece seni seviyorum demek değil Ve Allah yolunda daha bir çok şey... 13/12/15 - 22:03
Disikurt_Asena İlla da Aşk İlahi Aşk!! İnsan dağın, taşın yüklenemeyeceği aşkı kendisine yüklemiş Hz. Adem`den bu yana. Şu kendisine baktığımızda, bizden tonlarca ağırlıktaki dağlar bile alamamış bu sorumluluğu kendine. Yapamamış... Sıra insana geldiğinde çok kolay kabul etmiş. Oysa bilememiş nefsinin ne çok acı çekeceğini, kanayacağını ve bir gün kendini mecnun gibi yollarda bulacağını. Aşk; ateşten olan denizin üstünde mumdan bir geminin içinde olmaktır. İlla da aşk... Aşk derken yanmaktır, dönüş gene ateşedir kaçmak isterken bile, tüm benlik ise illa da o der. Aşk ile nefis arasında yer alan onca yollardan geçmek ne zordur, ne acıdır... Anlatacağım hikayeyi bilir misiniz bilmem ama ben yer vermek isterim; zamanın birinde bir adam varmış. Adam insanlığa hizmetiyle bilinir ve takdir edilirmiş. Bu yüzden de adamın heykeli yapılmaya karar verilmiş. İki gün kalmış adamın heykelinin köyün meydanına yerleştirilmesine. Yalnız adamda ben duygusu oluşmaya başlamış, nefsini beğenir hala gelmiş tüm yüreği ve bedeniyle. Bunu gören yaratan adamın ben duygusuyla uyanmasını istememiş ve kulunu imtihan ederek ben demesinden vazgeçmesini istemiş. Adamcağız birden 18 yaşındaki bir kıza aşık olmuş ve türlü türlü rezillikler yapmış eşine karşı. Halk onu artık sevmez olmuş ve heykelini de dikmekten vazgeçmişler. Bunu gören adamcağız daha fazla dayanamamış düştüğü bu duruma. Ne eşinin ne de halkın yüzüne bakabilecek bir hali kalmamış ve orayı terk etmiş. Hakikati anlamaya çalışan bu adamın yolu bir köye düşmüş, bir çıkış yolu ararken. Bir köylü görmüş yolun kenarında, düşünceli kendince bir yere oturmuş. Adamın yanına varmış ve ``Bu dünyada en çok sevdiklerin kimdir?`` diye sormuş. Köylü ``Allah`ı bir de Ayşe`mi severim`` demiş. Cevabı alan adam `Peki Allah`ın için Ayşe`nden vazgeçer misin?`` diye sormuş. Köylü duraklamış ``Bilmem`` demiş boynunu bükerek. Sonra ertesi gün adama bir mektup bırakıp Ayşe`sini terk etmiş... Köyden de ayrılmış. Bu mektubu alan adam hakikatı öğrenmiş. Gözleri dolmuş, yüreği kanamış...Allah’ına dönerek beni güzelleştir beni adam et demiş. İşte hakikat zincirlerinden en büyük bir parça olan; aşk ile nefsin biz kullara ne büyük ve ağır bir imtihan olarak bir gün bizimde karşımıza çıkabileceği bu denli açıktır. Şimdi anlatılan şu kıssadan sonra siz vazgeçebilir miydiniz en sevdiğinizden?..evet siz..Uzun bir sessizlik oldu içinizde değil mi?..duyar gibiyim... Alıntı... 13/12/15 - 22:04
Disikurt_Asena duam olmasa neyim ben Sen bilmezsin İçimde nasıl kavgalar yaşadığımı Kaç ikindi, Kaç geceyi Sabaha bağladığımı… Durup durup Her akıp gidecek kelimeye Nasıl da engel olduğumu. Konuşurken susup Susarken konuşulabildiğini. Yine bilmezsin, Sayfalarca yitirilen Ne varsa, Hepsinin bir çırpıda unutulmayacağını. Bir yerlerde not edilmiş hecelerin Ansızın Kimi geceler İçimizde tamamlanıp Cümleye dönüşeceğini… Ve ‘kendini kınayıp duran nefsi’ de Bilmezsin sen. Her gün nasıl ölündüğünü Ve nasıl dirilindiğini sonra. Saatlerin bitiremediği, Yılların eskitemediği Tevbeleri.. Her gece karanlığa, Doğacak güne bir çocuğun hayalinde uyanmak üzere Sarılmayı, Hep yenilsen de Asla vazgeçmemeyi… Çığlık atan bir kalbin Başı okşanan bir çocuk gibi Nasıl da duayla Sakinleştiğini Dağ, taş Gece, gündüz demeden Mutluluk! arayanların Cepleri, beğenileri, evleri dolu Ama başları eğik, Elleri bomboş, Donuk bir kalple Yaşamaya çalıştıklarını… “Ey elbisesi yeni Kalbi eskimiş insan!” Kalk ve yenile Kalk ve yenilen. Ve de ki: Duam olmasa neyim ki ben. Rabbim! Dua dua yenile beni Dua ile yenile Tüm hücrelerimi.. Raziye Nur Tuna Özköse 13/12/15 - 22:06
S: 1 2 3
Alemchat.Biz | Mobil Sohbet Mobil Chat Cep Sohbet © 2026
AlemChat Mobil Sohbet Hoş Geldiniz
« Geri